Trafik Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler

Günümüzde birçok araç trafiğe çıkmaktadır. İnsan ve araç sayısının artmasıyla trafikte yoğunluk artmış, buna bağlı olarak da kazaların meydana gelme sıklığı ve sayısı artmıştır. Buna rağmen azımsanmayacak sayıda insan, trafik kazası meydana geldikten sonra ne yapması gerektiğini; hak kaybına uğramamak, kusursuz iken kusurlu duruma düşmemek ya da hukuki sorumluluk altına girmemek için nasıl hareket etmesi gerektiğini bilmemektedir.

Trafik kazası geçirmek hem korkutucu hem de kafa karıştırıcı olabilir. Böyle bir durumda panik yapmak yerine doğru adımları atmak, hem hak kaybı yaşamamanız hem de sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından çok önemlidir. Her trafik kazasında yapılması gerekenler aynı olmadığından, durum ve koşullara göre kişinin hak ve yükümlülükleri değişmekte; her duruma göre doğru hareket ederek sorumluluktan kurtulmak ve hak kayıplarını engellemek gerekmektedir.

Bu makalede, maddi hasarlı veya ölümlü/yaralamalı bir kaza yaşandığında yasal olarak yapılması gerekenleri anlatacak ve aşağıdaki sorulara cevap vereceğiz:

  • Arabama çarpan kişi alkollüyse ne yapmam gerekir?
  • Arabama çarpan kişi uyuşturucu madde etkisi altındaysa ne yapmam gerekir?
  • Kaza yaptıktan sonra ne yapmam gerekir?
  • Arabama çarpan kişi sigortası olmadığından tutanağı ileri tarihli tutmak istedi, ne yapabilirim?
  • Trafik kazasında arabamda yaralanan/ölen kişi veya mirasçıları benden talepte bulunabilir mi?
  • Kazadan sonra kusurlu kişiden veya sigortasından alabileceğim ödemeler nelerdir?

1) Öncelikle Sağlık Durumu Kontrol Edilmelidir

İnsan sağlığı her şeyden önemli olduğundan, sürücünün öncelikle kendisinde ve varsa araçta kendisiyle birlikte seyahat eden kişilerde kaza nedeniyle bir yaralanma olup olmadığını, olduysa bu yaralanmanın derecesini öğrenmesi gerekir.

Birlikte seyahat ettiğiniz kişilerden yaralanan biri varsa, ivedilikle resmi sağlık kuruluşlarına bildirimde bulunulmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, basit bir kafa çarpmasının dahi tıbben hayati tehlike oluşturabileceği; bu nedenle hiçbir çarpma veya kanamanın hafife alınmaması ve sağlık görevlilerinin yardımına başvurulmasıdır.

Bu husus her şeyden önce insan hayatı bakımından önemli olmakla birlikte, kazanın gerçekleşmesinde sürücünün kusuru varsa, yolcuda meydana gelen zararın derecesini artırmamak ve olası tazminat sorumluluğunu azaltmak açısından da önem taşır.

Buna ek olarak, kusurlu veya kusursuz olunması fark etmeksizin, kazazedelerde yaralanma varken imkânlar elverdiği hâlde yardım edilmemesi veya sağlık ekiplerinin bilgilendirilmemesi, Türk Ceza Kanunu’nun 98. maddesindeki “Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali” suçunu oluşturur ve 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelebilir. Bu yüzden sakin kalınarak kazadaki tüm kişilerin sağlık durumu öğrenilmeli ve gereken yardım mutlaka sağlanmalıdır.

2) Yaralanma veya Ölüm Varsa Polis ve Sağlık Ekiplerine Haber Verilmelidir

Kaza nedeniyle yaralanma veya ölüm gerçekleşmişse, olay artık yalnızca maddi hasarlı bir kaza değildir; adli süreç devreye girer. Bu durumda kaza tespit tutanağının polis tarafından tutulması zorunlu olduğundan, taraflarca tutanak düzenlenmemeli ve gecikmeden ilgili kolluk görevlilerine haber verilmelidir.

İlgili birimlere haber verdikten sonra, mümkünse kişilere gereken yardım sağlanmalı; ardından araçların pozisyonları değiştirilmeden kaza yerinin fotoğrafları çekilmelidir. Kusur durumuna göre yaralanan/ölen kişi veya mirasçıları, kusurlu kişiden çeşitli tazminat taleplerinde bulunabilir. Bu nedenle yasal sürecin eksiksiz ve doğru şekilde işletilmesi önem taşır.

3) Yalnızca Maddi Hasar Varsa Araçların Pozisyonu Korunarak Fotoğraf Çekilmelidir

Kaza anını en net şekilde tespit etmeye yarayan fotoğraf ve kamera kayıtları, gelecekteki hukuki sorunlardan korunmanızı sağlar. Sigorta şirketlerinin zarardan sorumluluğu bulunmakla birlikte, kaza fotoğrafları kusur oranının tespitinde önemli rol oynar. Bu durum tazminat miktarına da etki ettiğinden, araçların yer değiştirmemiş doğal kaza görüntüleri kaydedilmelidir.

4) Karşı Sürücü Alkol/Uyuşturucu Etkisindeyse, Ehliyeti veya Sigortası Yoksa Kolluğa Haber Verilmelidir

Araç fotoğrafları çekildikten sonra karşı sürücüyle iletişime geçilerek Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmelidir. Karşı sürücünün sigortasının/ehliyetinin olmaması veya alkollü olması nedeniyle polis çağrılmasını istememesi ya da tutanaktan kaçınması hâlinde, hak kaybına uğramamak adına bu talep reddedilmeli ve gerekli birimlere haber verilmelidir.

Sigortasız kişilerin, ileri tarihli tutanak düzenleyerek sonradan sigorta yaptırmak amacıyla talepte bulundukları bilinse de, bu durum kişiyi açıkça hak kaybına uğratır. Sigorta şirketleri bu usulsüzlüğü fark etmekte ve ödeme yapmamaktadır. Haklı iken zararı da giderebilmek için tüm yasal sürece eksiksiz uyulmalı ve durum gerçeğe uygun şekilde kayıt altına alınmalıdır.

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 151. maddesine göre aşağıdaki hâllerde kaza tespit tutanağının polis tarafından tutulması zorunludur:

  • Kazaya tek aracın karışması (tek taraflı maddi hasarlı kaza),
  • Taraflardan birinin sürücü belgesinin bulunmaması veya belgesinin araç cinsi için yeterli olmaması,
  • Araçlardan birinin geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının olmaması,
  • Sürücülerden birinde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde şüphesi bulunması,
  • Araçlardan birinin kamu kurum/kuruluşuna ait olması (Sağlık Bakanlığına ait ambulans ve acil sağlık araçları hariç),
  • Kazada kamu malına veya üçüncü kişilere ait eşyaya zarar verilmiş olması.

5) Ağır Durum Yoksa Taraflar Tutanağı Kendileri Düzenleyip Belge Paylaşmalıdır

Yaralanma/ölüm, alkol/uyuşturucu, sigortasızlık veya ehliyetsizlik gibi bir durum yoksa, kaza yerinin fotoğrafları çekildikten sonra taraflar arasında Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenir. Tutanak örneği araçta yoksa yakındaki araç veya kişilerden temin edilmelidir. Gerekli bilgiler doldurulduktan sonra taraflar, kazanın nasıl gerçekleştiğine dair görüşlerini kendi ifadeleriyle yazmalıdır. Bu sırada baskı veya iknaya izin verilmemeli; kişinin kendi görüşünü imza altına alması önem taşır.

Karşı taraftan örneği alınacak belgeler şunlardır:

  • Araç Ruhsatı
  • Sürücü Belgesi (varsa)
  • Aracın Sigorta Poliçesi örneği (fotoğraf çekilmesi de yeterlidir)

6) Araçtaki Hasarın ve Diğer Zararların Tazmini İçin Yapılacaklar

Kaza sonrası kaza yerinin fotoğrafları, kaza tespit tutanağı, araçların ruhsat ve ehliyetleri ile karşı tarafın sigorta poliçesi derlenir. Araçtaki hasarın onarımı için araç anlaşmalı/anlaşmasız bir servise bırakılır. Ardından kişi, hasar dosyası açılması ve eksper atanması için karşı aracın sigortasına kendisi başvurabileceği gibi bir avukat aracılığıyla da temsil edilebilir.

Sigorta şirketleri çoğunlukla hasarın tamamını karşılamadığından ve eksper raporlarındaki onarım bedelleri gerçeği yansıtmayabildiğinden, hak kaybına uğramamak adına süreci bir avukatla yürütmek faydalı olur. Hasar dosyası açıldıktan sonra araçtaki hasarın miktarını ve kusur durumunu içeren eksper raporu düzenlenir; belirlenen bedel gerçekle uyumluysa kusurlu aracın sigortasından onarım bedeli alınarak zarar tazmin edilir.

7) Kusurlu Taraftan veya Sigortadan Talep Edilebilecek Tazminat Türleri

Trafik kazalarında araçta maddi hasar meydana gelebildiği gibi; onarım süresinin uzaması, aracın kazalı olması nedeniyle değer kaybı ve tamirde geçen sürede araçtan mahrum kalınması gibi zararlar da doğabilir. Kaza sonrasında talep edilebilecek başlıca tazminatlar şunlardır:

  • Onarım giderleri (Maddi Hasar Tazminatı)
  • Aracın satış değerindeki azalma (Değer Kaybı Tazminatı)
  • Araç ticari amaçla kullanılıyorsa onarım süresindeki kazanç kaybı (Ticari Kazanç Kaybı)
  • Onarım süresinde araç kiralama/taksi giderleri (Araç Mahrumiyet Tazminatı)
  • Belirli şartlarda yaralanma nedeniyle iş kaybı tazminatı
  • Belirli şartlarda ölüm nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Görüldüğü üzere kaza sonrasında birçok maddi ve manevi kayıp ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle sürecin profesyonel ve etkin şekilde yürütülmesi, kazanın olumsuz etkilerinden en az zararla kurtulabilmek açısından büyük önem taşır.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin bir avukata danışmanız önerilir.